“Bugün büyük bir şey öğrendim. İnanmayı istemiyor olsam da, sanırım öğrendiğim şey gerçek… Hayaller gerçekleştiğinde insanı mutlu etmiyormuş..”
2007 yılının Nisan ayıydı sanırım. “Nasıl gidiyor?” diye mail attığımda çok sevdiğim bir arkadaşıma, aldığım cevap tam olarak buydu. Ve şimdi aynı arkadaşım “Nasıl gidiyor?” diye mail atmış. Verdiğim cevap:
“Hayal kurmak için saatler yetmiyor…”
15-16 Ekim 2010 tarihlerinde İstanbul Yeditepe Üniversitesi 26 Ağustos Yerleşiminde Linux Kullanıcıları Derneği ve Yeditepe Üniversitesi Bilgisayar Topluluğu işbirliği ile Özgür Web Teknolojileri Günleri düzenliyor.
Detaylı bilgi almak için http://www.ozgurwebgunleri.org.tr sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Etkinliği tanıtmak için şu yolları kullanabilirsiniz:
Web reklamları (banner) -> http://www.ozgurwebgunleri.org.tr/afis-banner
Sosyal Ağ Sayfaları:
Tuxweet: http://tuxweet.linux.org.tr/ozgurwebgunleri
Identi.ca: http://identi.ca/ozgurwebgunleri
Facebook: http://www.facebook.com/event.php?eid=114749385242161
Twitter: http://twitter.com/ozgurwebgunleri
Friendfeed: http://friendfeed.com/ozgurwebgunleri
Linked.in:
http://events.linkedin.com/Ozgur-Web-Teknolojileri-Gunleri/pub/383023
Xing: https://www.xing.com/events/ozgur-web-teknolojileri-gunleri-548570
Bugün çokta önemli sayılmayacak bir sebepten sağlık ocağına gittim.
Şikayetimi dile getirdikten sonra doktor ilk can alıcı soruyu sordu “uyku düzenin nasıl?”. O an uyku denen wşeyin ne kadar önemli olduğunu anladım. Doktor düzenli ve belli saatlerde uyumam gerektiğini söyledi. İtiraf ediyorum yine geçirdim uyku saatini…
Mesleğimin gerektirdiği yoğun tempodan dolayı doktora gitmekten korkuyorum. Göz doktoruna gitmem lazım ama “günde x saatten fazla bilgisayar kullanma” demesinden korkuyorum….
Posted from WordPress for Android
Posted in ben
|
Tagged baş ağrısı, ben, hede, höde
|
Uzun bir süredir bitirmeyi başaramadığım Küçük Arı romanını en sonunda bitirdim. Tek bir cümle ile özetlemek gerekirse; bir insanın başka insanların hayatlarını nasıl değiştirebileceğini çok güzel anlatıyor kitap.
Ama kitabın asıl konusu petrol şirketlerinin zalimliğinden kaçan Nijeryalı küçük bir kızın İngilteredeki yaşamını anlatıyor.
Tabi insanı etkileyebilecek bir çok nokta mevcut. Ne okusam diye düşünüp henüz bu kitabı okumayanlar için şiddettle öneririm.
Kitaptan küçük bir bölüm:
“… Sizin ülkenizdeki küçük kızlar, çamaşır makinası ile buzdolabının arasındaki boşluğa gizlenip, etraflarının yeşil yılanlar ve maymunlarla sarılı olduğu bir ormanda olduklarını hayal ederler. Ben ve ablam, yeşil yılanlar ve maymunlarla dolu ormanda bir boşluğa gizlenip, çamaşır makinemiz ve buzdolabımız olduğunu hayal ederdik. Siz makineler dünyasında yaşıyorsunuz ve kalbi çarpan şeylerin düşünü kuruyorsunuz. Biz makineleri düşlüyoruz çünkü çarpan kalplerin bizi terk ettiğini gördük…” Küçük Arı 9. Bölüm.
Hayat dediğin;
Alışmak yalnızlığa,
Biraz da sessizliğe
Karanlığına gecenin
Soğuğuna mevsimlerin….
Alışmak sadece…
Kuş cıvıltılarına baharların,
Beyazlığına kışların,
Yazın sıcaklığına
Acıların göz yaşlarına..
Biraz da
Sessizliğin çığlığına alışmak..
Sadece alışmak
Koskoca bir hayat dediğin…
14 Mayıs 2010…
Php ile parametrik cli uygulamaları yazmak çok basit bir işlemdir. Php scriptinize komut satırından parametre girmek için $_SERVER["argv"] parametresi kullanılır.
Örnek olarak:
var_dump($_SERVER["argv"]);
kodu bulunan cli_test.php dosyamızı şu şekilde çalıştırıyoruz:
$ php cli_test.php parametre1 parametre2 parametre3
Bu işlem sonucunda çıktı olarak:
array(4) {
[0]=>
string(12) "cli_test.php"
[1]=>
string(10) "parametre1"
[2]=>
string(10) "parametre2"
[3]=>
string(10) "parametre3"
}
alırsınız. Buradan anlaşılacağı üzere $_SERVER["argv"] bir dizi olarak işlem görüyo. Dikkat ederseniz dizinin 0. elamanı çalıştırdığımız php scriptinin adı. Yani $_SERVER["argv"] ile aldığımız değerlerin ilki kendi dosyamızın adı oluyor ve işlemlerinizi buna göre yapmanız gerekiyor.
Başlık biraz karamsar oldu farkındayım ama başlık bulma konusunda yetenekli olmadığımı da kabul ediyorum. Aslında başlık tam da yerinde olmuştur bilemiyorum.
Eskiden bazı şeyleri kendime saklardım, özellikle şiir ile ilgili olanları. Şimdiler de zaman zaman blog girdisi olarak yayınlıyorum şiirlerimi. Bu çok nadir olduğu için herkes şaşırıyor doğal olarak. Aslında bilmiyorlar ki ben çok uzun süredir şiir yazmaya çalışan (hala şiirlerimi sadece yazılmaya çalışılmış şiirler olarak görüyorum) biriyim. Artık öyle bir noktaya geldim ki şiir çalışmalarına dair resimleri bile paylaşır oldum (bakınız facebook albümü ). Her zaman olduğu gibi yine şaşıracaklar olacaktır doğaldır. Neler oluyor bana sorusu aslında tam olarak burası için, neden paylaşıyorum şiirlerimi bilmiyorum.
Son bir buçuk yıldır çok az şiir yazmış olsam da son dönemde artan şiir yazma isteğim ve arzum beni mutlu ediyor (Her ne kadar sevgili çalışma arkadaşım Mustafa Şapçılı şiir yazan geliştirici istemiyoruz dese de kendisini dinlemiyorum bu konuda ). Çünkü bir şeyler yazmayı seviyorum, iyi yada değil çok umursamıyorum.
Aslında sadece şiir değil ama sanırım şiirler nispeten kısa oldukları için onları bitirmeye ancak fırsatım oluyor. Denedim, bir kaç kere küçük hikayecikler yazmayı ama hiç birinin sonu gelmedi… Kim bilir belki bir gün olur…
Merak edenler, okumak isteyenler için küçük bir haber vereyim yakında şiirlerimi daha güzel bir ortamda paylaşmayı planlıyorum.
22. Kez, Merhaba dünya….
Doğum günümü kutlayan, kutlamayan, hatırlayan, hatırlamayan herkese sonsuz teşekkürler. En büyük ve özel teşekkür ise başta annem, babam ve abim olmak üzere her geride bıraktığım yılda bana çok şey katan insanlara gelsin….
Karanlık bir gece,
Yağan yağmur,
Esen rüzgar,
Ve kocaman bir sessizlik…
Her şey hüznü anlatırken
Damlıyor gözyaşlarım,
Ne esen rüzgarların götürdüklerine,
Ne de karanlığına gecenin…
Sadece yalnızlığa tüm gözyaşlarım….
Yağmur da var
Çok sevdiğim rüzgar da
Bugün Pazar
Daha uyanmadı komşular
Damların üzerinde kuşlar
Daha rahatlar
Radyolarda eski şarkılar çalıyorlar bu saatlerde
Gönül penceresinden ansızın bakıp geçenlere doğru
Yağmur da var
Çok sevdiğim rüzgar da
Daha uyanmadı komşular
Bugün Pazar
Ve ben seni çok özledim
Dışan çıkmak istiyor canım
Tek başına haytalık etmek
Islanmak Pazar sabahında yağmurda
Boş caddelerde dolaşmak
Vitrinlerine bakmak mağazaların
Sinemaların afişlerine
Sokakların isimlerine
Telefon kulübelerinde uyuyan çocuklara
Bir merhaba demek sessizce
Sahilde martılara simit atmak
Otobüslerin ilk seferlerine binmek
Gitmek istiyor canım
Hayatın gittiği yere
Islık çalıp şarkılar uydurmak kendi kendine
Fırından taze ekmek alıp
Buğusunu çekmek içine
Ve ben seni çok özledim
Tam böyle bir şey
Çiçeğe su yürümesi
Bebeğin ağlaması
Toprağın uyanması
Yağmurun yağması
Ateşin sıcağı
Bu Pazar sabahı
Tam böyle bir şey
Bir sabahçı kahvesine uğramak
Bir bardak çay
Taze dem kokusu
Hayatın atardamarlarında dolaşmak
Bölmeden şehrin uykusunu
Bir siir yazmak
Pazar bulmacasının boş karelerine
Şiirde tam da bunu anlatmak delice
Tam böyle bir şey
Hesapsız gölgesiz bedelsiz kimsesiz
Bir şiir yazmak
Bir bardak çay içmek
Sokaklarda gezmek
Yağmurda ıslanmak
Ve ben seni çok özledim
İ. Sadri…