Sanırım bir yıl kadar olacak “Assembly” ile uğraşmadığım. Bir arkadaşımın sınav için bir kaç soru göndermesi ile tekrar başladı assembly merakım. Severim, oldukça eğlenceli bir dil kendileri
.
Gerçi basit düzeyden daha ileri adım atamadık bu konuda. Ama mantığı açısından bana daha kolay geliyor. verileri alıyorsunuz, hafızalar aracılığı ile depoluyorsunuz, bayraklarını kontrol ettiriyorsunuz , kısaca atlatıp, zıplatıp, kontrol ettirip işlemleri yapıyorsunuz.
Boş vaktim oldukça (Python, Java ve Php den vakit kalırsa) sanırım assembly çalışmaya başlayacağım.
Hazır konu üniversite yıllarından (6 ay oldu mezun olduğum amma eskiymiş gibi oldu
) açılmışken biraz bahsedip içimdekileri paylaşmak istiyorum.
Güzeldi, hoştu, iki yıl geride kaldı işte. Hacettepe havasını alabilmiş olmak gerçekten güzel. Her zaman ki gibi az bir kaç dost edinerek, hocalarla iyi diyaloglar kurmuş olarak mezun oldum. Hala hocalarımla görüşür, bilgi alış verişinde bulunurum. Yeri gelmişken, danışmanım Fulya Battal’a, Onur Ulusoy, Tolga Altınöz hocalarıma bir kez daha teşekkür edeyim. Benim gibi bir öğrenciyle uğraşmak oldukça zor biliyorum. Sürekli ileri düzey sorular soran, yeri geldiğinde öğrenci temsilcisi sıfatı ile yorumlar yapan bir öğrenci çok baş ağrıtıcı oluyor. Tabi birde aşırı konuşkan oluşum ayrı bir sıkıntıydı sanırım
..
Neyse, okulda güzel anılarımız oldu, kötüleride tabi. Ama herşeye değerdi. Bir daha aynı ortamı yaşamak istermiyim sorusuna ise cevabım kesinlikle hayır olacaktır. Niye derseniz, anılar bir kere yaşandığında güzel olur. Yaşanır, biter ve ulaşılamaz olurlar. Bence o halleriyle daha güzeller. Herşey o geçmiş penceresinde kalsın isterim hep. Geçmiş işte adı üstünde, tekrar yaşayarak amerikayı yeniden keşfetmenin bir mantığı yok sanırım
.
Üniversite çok olgunlaştırdı, çok tecrübe katkı. İnsanları tanıma yetimi oldukça geliştirdi.
Öyle böyle geçti ve gitti. Artık anılardan ibaret…