Bir arkadaşım, msn adresine bir söz yazmıştı… “Ben sevdanın oturduğu sokakta oturuyorum…” diye. Uzun süre olmuştu hani İbrahim Sadri dinlemeyeli.
Oysaki eskiden, çok değil iki üç yıl kadar önce. İbrahim Sadri dinlerdim. Aslında bu sevda da eskiye dayanır ya neyse… Uzun süre oldu. Şiir dinlemediğim, İlhan İrem dinlemediğim. Özlemişim aslında. Şimdi arka planda çalan Sevda Sokağı’nı, Bir Adın Kalmalı’yı… Aslında çok şey geride kalmış çok… Eskiden şiir de yazardım. Arka planda muhtemelen ya İlhan İrem çalar, ya İbrahim Sadri kelimelere can verirdi, ben kalemimle kağıtları yorarken. Şimdiler de yazmıyorum. Arada sırada klavyenin tuşalarını eskitiyorum ama tadı yok eskisi gibi. Kağıtları karalamak ayrı bir zevk sanırım. Ya da, sıkıcı bir ders sırasında matematik formüllerinin yanına çizilmiş üç beş satır daha anlamlı kaçıyor.
Okuyorum, yazdıkalarımı. Ne kadar çok duygusalmışım ve sanırım hep imkansıza aşık… Şimdi İbrahim Sadri Adın Batsın diyor da, hak vermiyor değilim. Kalemi, kağıdı çok seven ben, uğramıyorum yanına bile o eski dostların. Zamansızlık değil, biliyorum. Çünkü eskiden evet eskiden, belki daha hayat rüzgarları geçmemişken başımdan, iki saat geç koyar kafamı yastığa ve kalemimle birlikte dans ederdik kağıtlarla..
Evet, arkada şiirler dönüyor da benim gözlerim doluyor. Yazasım geliyor. Fakat bulamıyorum, emektar kalemi, onu saran defter yapraklarını… Yerini almış olsa da klavyem. Tadı yok, kağıdı kömürle kirletmek gibi…
Uzun süre olmuş çok uzun süre… Şimdi gözlerim dolmuş, özlemler belirmiş ve ben yine eski ben olmayı hayal eder olmuşum. İçimde ki boşluğu şimdi anlıyorum. Bırakmışım en güzel dostları bir kenara. Sanallıklar içerisinde boğulur olmuşum. Özledim, şiir yazmayı, kendimi dinlemeyi. Evet, hüzün dolu melodilerle uyumayı. Gökyüzüne bakıp, Bir Adın Kalsın diyebilmeyi….
Ve şimdi. Geldik hiçlikler zamanına. Yazmak istesekte, bir şeyler engel oluyor sanki. Suçlu kim? Hayat mı? Yoksa biz mi?….
Çok uzun zaman olmuş çok.. Bakıyorum da en son tarih ikibinyedi. Takvimler ilerlemiyor mu hiç? Unutmuşum. Dinlemeyi, dinlerken yazmayı…..
Okurken içim sızladı, gözlerim doldu desem yeridir. Ah be dostum biz nereye gidiyoruz bu hayatta..
=)