Kişisel

Çok değil henüz 20 yıl önce Ankara’da doğmuşum. Bir yaz çocuğu olarak, takvim 9 Temmuzda duraklamışken.
80′lerin sonunu hatırlamasamda 90′ların başını hatırlıyorum. 7up gazozların ünlü olduğu ve çok bulunabildiği dönemler, tasoların üzerinde bugs bunny ve arkadaşlarının olduğu günlerdi. Abilerimiz misket alır bizde onlarla birlikte misket oynardık, binaların bahçelerinde. Yine taş binalar arasında hava kararıncaya kadar saklambaç oynardık.

Kendimi şanslı hissediyorum. Ailece toplanıp isim şehir oynamanın çok farklı karşılanmadığı bir dönemi yaşamış olmaktan. Saatlerce milyoner, borsa vb.. oyunları oynayıp hiç sıkılmadan sonunu getirebilmiş olmaktan. Evet belki saatler boyu topu topu 10dk oyun oynamak için kafa ayarı yapılan commandore64 leri göremedim. Tabi kafa ayarı yapılırken saatlerce edilen sohbetlerede şahit olamadım. Fakat, bu kuşağın son dönemlerini yaşayabildiğime seviniyorum.

Gerçi bende kaybettim 1998 yılının sonlarına doğru. Eve bir bilgisayar girdi, Fifa99, NFS3 hot pursuit ve niceleri ile başlayan bir bilgisayar dünyasının tam ortasındayım şimdi. İstemek, istememek. Bu konuda kararsızım ama istemeye birazda mecburum.

Sanırım dokuz on yıl bu ekran karşısında gitti. Ama şuan bile olsa saklambaç oynayacak kadar o efsane çocukluğu taşıdığıma inanıyorum.
Tüm dostlarıma sevgilerimle…

Comments (0)

› No comments yet.

Pingbacks (0)

› No pingbacks yet.

Özgür Kuru is Stephen Fry proof thanks to caching by WP Super Cache