« Posts tagged kar

Kar

Kış gecelerini hep sevmişimdir. Özellikle kar yağıyorsa. Gecenin tüm karanlığını hiçe sayıp parıldayan kar taneleri hep mutlu eder beni.

Tabi Ankarada olunca bunun tadı çok çıkmıyor. Şimdi köyde olup tertemiz gökyüzünde ki yıldızlarla karın tadını çıkartmak vardı. Gerçi henüz bizim oralara kar yağmadı, ama hayali bile güzel.

İşte böyle, kar denilen o beyazlığın içimde ki yansımaları. Belkide kış mevsiminin elle tutulur tek mutluluğu.

Unutmadan şunuda belirteyim, Karadenize kar yağsada adam gibi hamsi yesek…

Ve Ankaraya Kar Yağar…

Ankarayı sevmediğimi yakın çevrem bilir. Hele mevsimlerden kışsa. Ankara zaten kendi halinde, yalnız ve durağan bir şehir. Üstüne birde kar yağınca hiç çekilmez.

Şikayet etmeyi bırakayıp biraz güzel bir şeylerden bahsedeyim. Belki de Ankara için söyleyeceğim nadir güzel şeylerden biridir bunlar. Ankara yalnız olmadığınız sürece gerçekten çok keyifli bir kent. Hele son yıllarda bire bir arkadaşlarınızla oturup sohbet etmekten, starbucks’a burger king’e para harcamaktan başka bir şey yapamayacağınız alış veriş merkezleriyle doldu taştı.

Peki Ankara sadece bu mu? Tabi ki hayır. Özellikle arkadaşlarla kar topu oynamaktan, hiç becerememiş olsakta kardan adam yapmaya çalışmaktan büyük zevk duymuşumdur. Kışı ve özellikle karı çok severim. Dediğim gibi Ankara eğer yalnız değilseniz güzel bir şehirdir. Yeni halini bilmiyorum ama kar yağdığında eski Gençlik Parkı bile gayet güzel görünebiliyordu gözüme. Özellikle sonbahar döneminde sararmış yapraklarla kaplı Opera oldukça güzel bir görünüme sahip. Tabi birde Beytepe’nin sonbahar sarısını, kış beyazını, bahar yeşilini unutmamak gerekiyor.

Evet, bu kadar güzel şeyine rağmen Ankarayı bir türlü sevemiyorum. Çünkü yalnız kalabilmek için yeterli gücü vermiyor Ankara size. En azından bana. Belki de bu yüzden Ankara’da bulunduğum sürelerde daha çok yazı yazabiliyorum…

Ve her taraf beyaza bürünür….

Evet özlediğimiz o beyazlık geldi…
Keçiören Ufuktepeden Kafkas Evlerine Bakış...

Gaz zehirlenmesinden değil ama zatürreden ölebilirim :)…

Bugün uzun bir süre sonra ilk defa bir banka şubesinden gaz yükleme gafletinde bulundum. Koskoca bölgede birtek banka bu hizmeti veriyor ve bunu tek gişe üzerinden yapmaya çalışıyor. Olayın birde EGO tarafından 12.00 dan sonra sistemin kapatılıp bakıma alacağı haberi beni hiç şaşırtmıyor. Zira hayatı minimum derecede etkileyecek zaman dilimlerini kullanmayı bilmeyen bir bakım ekibi ordumuz mevcut.

Neyse diyor bekliyorum tamı tamına bir saat. Sanırım Maltepedeki merkeze gitseydim daha çabuk hallederdim işimi. İşin garibi babamın bugün yatan emekli maaşını almak için bankaya gittiğimde hemencecik işimi hallettim. Bu ülkede roller değişiyor mu ne?

Tabi bunun üstüne bastıran kar yağışı ve soğukta katlanınca bu yazıya ancak bu başlık gider dedim. İnşallah bu yediğimiz soğuklar bizleri hasta etmez…

Neyse çok fazla şikayet ettim sanırım son dönemlerde. Bugün mailime Hacettepe Üniversitesinden sevgili Engin Üstünel abimizin attığı maili sizlerle paylaşmak istiyorum. Biraz da gülmek lazım değil mi :) .

Ne münasebet
Ablam evlenmeden önce saatlerce odamıza kapanır, sigara ve kahve ikilisi eşliğinde sırlarımızı dökerdik. Böyle anlardan birinde, kısık sesle “Müzik açalım mı? Babam yan odada, bizi dinliyor olabilir.” dedim. Yan odadan gelen ve hala hatırladığımızda bizi kahkahalara boğan ses: “Ne dinleyecem sizi beee!”

.
Çocuklar kimden?
Annemle babam tartışıyor. Tartışma esnasında annemin kafası o kadar çok karışıyor ki, kendisini aldatmakla suçladığı babama “O çocuklar benden mi??” diyor! Zaten tartışma o anda bitiyor, gülmekten tabii.

Nur topu
İşyerinde küpe takan erkek arkadaşımıza babasından yorum: “Bir zamanlar nur topu gibi oğlum vardı; nuru gitti, topu kaldı!”

Düz mantık
Eğer bir sokakta yürüyorsanız ve camında ”Bu ev kiralıktır” yazılı bir evin yanından geçip birkaç adım sonra önüne geldiğiniz bir başka evin camında ”Bu da” yazısını görürseniz bilin ki Trabzon’dasınız.

Toplamda
Geçen gece nöbetteyken acile 3 yaşında, para yutmuş bir hasta geliyor. Babasına ne kadar yuttuğunu soruyoruz; “1 YTL” diyor. Yapılan tetkikler sonucunda bir adet 50 Kuruş ve iki adet 25 Kuruş tespit ediyoruz. Baba bir şekilde haklı olduğu için sadece aramızda gülüşerek konuyu kapatıyoruz.

Helallik
Tatile giden, hayat dolu yaşlı teyzemiz güya helalleşiyor. “Hadi çocuğum, hakkınızı helal edin, hayat bu; siz ölürsünüz ben göremem, veya siz kör olursunuz beni göremezsiniz…”

Araba sevdası
Annem arabasını torpidosu için dantel örecek kadar çok seviyor. Geçenlerde arabayı çarpmış ve farı kırılmış. Babamın anlattığına göre trafik polisinin önünde “Yavrumun gözü çıktııııı!” diye ağladığı için polisler heyecanlanıp ambulans çağırmışlar.

Hevesli
Kardeşime araba kullanmayı öğretiyorum. Çok hevesli… Bana; “Abi çok kolay yaa, aynı bilgisayar oyunu gibi!” diyor. Cevabım; “Hııı… Ama tek canın var…”

Potansiyel müşteri
Kırmızı ışıkta durduğum anda yanımdan iki motosikletli ışık hızında ve tek tekerlek üzerinde geçti. Ben ağzım açık olayı izlerken yanıma yanaşan 112 ambulansından doktor camı açtı ve bana: ”Gördün mü bizim müşterileri… Hey maşallah!” dedi.

Un merakı
Komşumuzun kızı ilk fırıncıya kaçtı. Geri geldi, 5 ay sonra un fabrikasının sahibine kaçtı. Bunlara annesinin yorumu; “Ben bu gızı una doyaramadım!”

Sütün faydaları
Sabah erken okula gidecek oğlumu uyandırmadan önce, kalkar kalkmaz içsin diye hazırladığım sütün bardak ebadını o kadar abartmışım ki, henüz uyanmaya çalışan, tek gözü açık oğlumdan gelen cümle: “İneğin kendisini getirseydin bari.”

Arabam çalındı
2 gece önce arabasını otoparkta unutup eve dolmuşla dönen ve sabah “Arabam çalındı!” diye ortalığı kasıp kavuran salak benim.

Kayıp aranıyor
Çok sevdiğimiz dedemi kalp krizi sonucu kaybettik. Sevilen bir esnaf olması sebebiyle cenazesine oldukça büyük bir kalabalık katıldı. Biz taziyeleri kabul ederken uzun süredir görmediğim bir arkadaşım beni gördü ve geldi. “Bu kalabalık da ne böyle?” diye sorunca gayet normal bir şekilde “Dedemi kaybettik.” dedim. Cevabı beni o an bile krize sokmaya yetti: ”Bu kadar insan hala bulamadınız mı?”

Cadaloz kaynana
İş arkadaşımın düğünündeyiz. Nikah kıyılıyor, imzalar atılıyor, gelin ve damadı tebrik etmek için ayağa kalkıldığında elektrikler kesiliyor. Biz hep beraber “Aaaa!” diye tepki gösterirken, arkadaşımın annesi oldukça yüksek sesle düşüncesini dile getiriyor. “Oğlumun daha ilk dakikadan hayatı karardı.”

Küçük bir yenilik….

Arada sırada değişiklik iyidir. Özellikle durgun olduğum dönemlerde çeşitli değişikliklere kafa yorarak meşgul olmayı severim.

İşte bu gece de içimden böyle bir değişiklik yapma isteği belirdi. Biraz daha canlı, biraz daha açık renklere sahip bir tasarım aradım ve buldum. Hazır Şubat ayındayız, yakında kar yağmaya başlar. Kar gelmeden siteme biraz beyazlık getirmenin iyi olacağını düşünüyorum.

Bey(az)tepe…..

Bugün Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Topluluğu için yapılacak olan internet sayfası için görüşme yapmak üzere Beytepe kampüsüne gittim. Ankara’nın dört mevsim en güzel yerlerinden biri olan Beytepe yine beyazlara bürünmüş, esen soğuk rüzgara rağmen güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemişti. Sanırım yaklaşık olarak üç aydır gitmiyordum, özlemişim.

»Read More

Özgür Kuru is Stephen Fry proof thanks to caching by WP Super Cache