Ankarayı sevmediğimi yakın çevrem bilir. Hele mevsimlerden kışsa. Ankara zaten kendi halinde, yalnız ve durağan bir şehir. Üstüne birde kar yağınca hiç çekilmez.
Şikayet etmeyi bırakayıp biraz güzel bir şeylerden bahsedeyim. Belki de Ankara için söyleyeceğim nadir güzel şeylerden biridir bunlar. Ankara yalnız olmadığınız sürece gerçekten çok keyifli bir kent. Hele son yıllarda bire bir arkadaşlarınızla oturup sohbet etmekten, starbucks’a burger king’e para harcamaktan başka bir şey yapamayacağınız alış veriş merkezleriyle doldu taştı.
Peki Ankara sadece bu mu? Tabi ki hayır. Özellikle arkadaşlarla kar topu oynamaktan, hiç becerememiş olsakta kardan adam yapmaya çalışmaktan büyük zevk duymuşumdur. Kışı ve özellikle karı çok severim. Dediğim gibi Ankara eğer yalnız değilseniz güzel bir şehirdir. Yeni halini bilmiyorum ama kar yağdığında eski Gençlik Parkı bile gayet güzel görünebiliyordu gözüme. Özellikle sonbahar döneminde sararmış yapraklarla kaplı Opera oldukça güzel bir görünüme sahip. Tabi birde Beytepe’nin sonbahar sarısını, kış beyazını, bahar yeşilini unutmamak gerekiyor.
Evet, bu kadar güzel şeyine rağmen Ankarayı bir türlü sevemiyorum. Çünkü yalnız kalabilmek için yeterli gücü vermiyor Ankara size. En azından bana. Belki de bu yüzden Ankara’da bulunduğum sürelerde daha çok yazı yazabiliyorum…
Son yorumlar