Bir çocuğun karşılaşacağı muhtemel sorulardan biri “büyünce ne olacaksın?” sorusudur. Böyle bir sohbet ortamında dört beş yaşlarındaki bir çocuğun bu soruya vermiş olduğu cevap ve oluşan diyaloğu sizinle paylaşmak istiyorum.
Bir arkadaşımı ziyarete gittiğimde ailesi ile birlikte sohbet ederken kardeşine bu soruyu yönelttim. Merak ediyordum, dört beş yaşlarında bir çocuğun hayal dünyası ve geleceğe ilişkin düşünceleri nelerdir diye. Sorumu sorduktan sonra çocuk hiç düşünmeden itfaiyeci olmak istiyorum diye hızlı bir cevap verdi. Çok ilginç bir meslek seçimi gibi durmaya bilir. Zaten olayın önemli noktası bu cevaptan sonra gelişen konuşmalarda gizli.
Babası bu cevap üzerine itfaiyeciliğin zor olduğunu, ölüm tehlikesi içerdiğini filan anlatarak sen daha güzel işler yap dercesine çocuğun fikrine karşı çıkmıştı. Çocuğun verdiği cevap ise sanırım herkese bir ders niteliği taşıyordu. “Baba ben hiç bu şekilde düşünmemiştim. Ben sadece yangınlardan insanları kurtarmak istiyorum…” şeklinde olmuştu küçücük bir çocuğun umut dolu gözleriyle birlikte verdiği cevap.
Düşünüyorum da, acaba kaçımız küçük bir çocuğun düşündüğü şekilde düşünebiliyoruz. Yaptığımız işlerin kötü taraflarını öne sürüp oflamaktan başka neler yapıyoruz? Kilişe bir söz vardır “bardağın dolu tarafı” diye. Acaba kaçımız yaptığımız mesleklerde bu dolu tarafı görebiliyoruz?
14:45, 02 Mart 2011Hakan /
çocuk işte. =) tertemiz..
12:54, 07 Mart 2011Levent /
Saplantılardan kurtulduğumuz zaman bizler de o cevapları verebiliriz.
Ama çok zor.
“Dirimin Öldürülüşü”nde bu soruya cevap aranmıştır.
Bilgilerinize
00:22, 01 Nisan 2011Şeref AKYÜZ /
Yaşadığımız ortamın bizi ne hale getirdiğine bakmak lazım. Belki o çocuk o tehlikeleri düşünemediğinden o şekilde düşünüyor. Ama büyüklerimiz, günü kurtarma peşinde. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyetinde. O çocuk o yaşta taşın altına elini sokmaya hazırken, asıl sokması gerekenler neyin peşinde?